CeReN's profileYa Ümitler de biterse?PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
September 16 .:Sadece bakma; Güzel Gör!...Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır. (Bediüzzaman)![]() Göz, neyi görürse, akıl onun derdine düşüp onunla meşgul oluyor.. Gayenin önünü toz kaplayacak.. İşitilenlerden akla bir yol gidiyor sanki ve gereksiz her söz, o yolda ilerleyip, beyin kıvrımlarında yerini alıyor.. Gıybet ve dedikoduya kapan.. Bazen, eller, vermesi gereken yere uzanmıyor..Geri çekiliyor.. İradeyle yönlendirilen, niyetlerle anlamlanan ameller…
September 10 Hak hukuk konusunda bir Halife ile bir kölenin farkı olmadığı gibi, bir beyazla siyahın veya bir Kürtle Türkün de farkı yoktur!.. „Hiç şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız, takvaca en ileride olanınızdır.“
„Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Hiç şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız, takvaca en ileride olanınızdır. Hiç şüphe yok Allah, bilendir, haber alandır.“ (Hucurat/13)
Yeterki insanlar Allah’ın ayetlerinden olan farklılıkları rahmet olarak alğılasınlar, o farklılıkları tanısınlar. Farklılıklar parçalanarak, birbiriyle çatışmak, çekişmek, dagılmak, birbirinden ayrılıp kopmak için değil, hele üstünlük taslayarak birbirini boğazlamak ve bir kısmını efendi diğer kısmını köleleştirmek için değil!.. Aksine biribiriyle tanışıp kaynaşması içindir.
Adem ve Havva’nın çocukları olmalarına rağmen, değişik millet ve kabilelere ayrılan insanlar Allah nezdinde de farklıdırlar. Bu farklılık sadece takvadadır ve mükafat veya cezası da ahirette yine Allah tarafından takdir edilir. İnsanların takva derecesine göre bu dünyada muamele görmesi, birinin diğerinden üstün kabul edilmesi sözkonusu değildir. Hak hukuk konusunda bir Halife ile bir kölenin farkı olmadıgı gibi, bir beyazla siyahın veya bir kürdle türkün de farkı yoktur!..
Allah hepimizi Kitabın tümüne inananlardan eylesin. July 30 :::...(,YaŞaMaK,)...:::
Sus ve dinle Çalan sessizliğin melodisini, O kadar güzel ki yaşamla kucaklaşmak Güneşin ilk doğuşu ile doğup Batışı ile ölmek… Sevmek, inanmak, bütün bir ömür boyu Sevilmek, sevmek kadar. Tadabilmek her acıdan Bulutlara uzanıp içebilmek O maviliklerden.. Sonsuzluğun penceresinden Dünyayı seyretmek
Hepsi bir anlık Doğmak ve ölmek ![]() Benim hakkım ey bülbül,senin hakkın değil matem..!June 02 …:::::SeRzEn!şLeR:::::… Bildiginiz gibi ÖSS ye az bir zaman kaldı.Aynı Senaryo !!!..Lütfen dua edin dostlar bana ve arkadaşlarıma
Son yıllarda öss sınavı yaklaştığı zaman hep aynı naralar atılıyor.’’Sınava bu senede başörtüsüyle alınmayacak’’, yasaklı bilmem kaçıncı sınav vesaire..Birileri yine sınav sistemini tartışacak.Meslek liseleri gelecek gündeme tekrar.Katsayı problemi,imam hatip liseleri falan filan.Biz bu tabloya alışkınız.Bizim her yıl sınav öncesi yapılan bu muhabbetlere karnımız tok ! .. Ve tabiki sınavın hemen ardından sonuçların açıklanmasıyla birlikte başarılı başörtülü kızlarımız medyada başgösterecek..Ellerine birileri tarafından yazı tutuşturulacak.YÖK ü ve HÜKÜMETİ eleştiren yazılar olacak bunlar..Aldıkları puanlar büyük puntolarla yazılacak ve medyaya işte bakın bu çocuklar bu puanlarla açıkta kalıyorlar havası verilecek..Veya birilerinin içinden ‘’vah vah yazık bu çocuklara ‘’ demelerini sağlıyacaklar..Ayriyetten bu sorunlara Öss mevsimi hariç hiç yer ayırmayan islami kesime hitap eden gazetelerimizde baş sayfalarından haber yapma tenezzülünde bulunacaklar..
Yani kısacası biz bu filmi senelerdir seyrediyoruz.ve bu senede aynı filmi seyredeceğimize benziyor. Sonuç ne? Ben cevabını vereyim.. ELDE VAR SIFIR !! ..Sar başa uğur..Oynat uğur..Olay bu kadar basit…Ben bu satırlardan bu seneki öss sınavına başörtüsünü çıkartarak girecek tüm kızlarımıza ve bunca adaletsizliğe rağmen yılmadan çalışan meslek liseli kardeşlerime sesleniyorum..Gelin artık birilerini beklemiyelim..Gelin birileri artık elimize kağıt tutuşturmasın..Gelin derdimizi samimi bir şekilde anlatalım..Bu sene farklı bir yol seçelim ama arkadaşlarım..ÖNDER, İmder, bilmem ne der bizi temsil etmiyor..Hiç bir vakıf anlamaz bizi kolay kolay..Onlar imam hatip şöleni yapmaya devam etsin, biz aldırmayalım..Bu şölenlere siyasetçi çağırsınlar konuştursunlar..Biz aldırmayalım..Bunca yıpranmışlığımızın ardına birde şarkı söylesinler..Sanki …Daha fazla ileri gitmeyecem.Ama tüm imam hatipli kardeşlerime sesleniyorum ÖNDER vakfı bizi temsil etmiyor..EDEMEZDE !!Bu sistemin boynu bükük çocukları olarak başkaldıralım varmısınız..Tabiki başkaldıracak bir başınız kaldıysa!! Adamlar o başıda her geçen gün daha fazla eziyorlar…Anlamıyorum sizleri anlamıyorum…Daha ne kadar ezdireceksiniz başlarınızı..Daha ne kadar bu taviz.. Nerede imam hatip kapılarında direnen ablalarım ,abilerim..Nerede bizim bu inancımız.. Bacılarımızın başörtüsü yetmiyor bu LAİK ŞEREFSİZLERE..Sıra Annemizin başörtüsünde ben bunun farkındayım..Sizler bilmem kaçıncı uykunuzdasınız..Yediğiniz coplar sizi yıldırdı mı yoksa abilerim??..Ablalarım sizde yoruldunuz galiba okul kapılarında??..Sizide inandırdılar belkide bu HÜKÜMETİN bu sorunları çözeceğine…Nerede o kalabalık protestolarımız.. Nerede o inancımızı gösteren birlikteliğimiz.. KAMUSAL ALAN BÜYÜYOR ABİLERİM ABLALARIM !! Kamusal alan diye tutturdular bu DİKTALAR !! Ben size sesleniyorum gelin birlikte bu uykudan uyanalım.. Ben doğacak kızıma bunun hesabını veremem, sizleri bilmiyorum !!!"Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan sana ummadık kapıları açan...Bilmezsin kimin için ettiğin duadır seni böyle ayakta tutan..." "Şebabül müslimin" Banu,Şeyma,Muhammet,İsrafil,N.Elif,Seher,Tuğçe,Yıldız,Nurcan,Tolga, Dilek,Elifmanav,Gülden,Selma,Talip,Ümmügülsüm,Besra,Halise,Ulaş,Mutlu, Sevim, Murat,Ersin,Züleyha,Çiğdem,Emine,Alev,Süheyla,Ümit,Sibel,Seçil,Akın,Melek,Sevda, Bülent,Çetin,Görkem,Kadir,Nigar,Ceren Sığındığım Rabbim bizlere yardım etsin inş. da güzel bi sınav geçirelim 6 Haziranda da arapça'dan var sınavım dua edin bizlere tüm dost bildiğim güzel insanlar lütfen :((
March 20 "Pişmanım" ,,,Pişmanlığı pişman etmeli....![]() ![]() Pişmanlık… Galiba tanıyorum onu. Pişmanım… Açının sinüs değerini negatif almadım, sorum yandı. Kardeşime bağırdım, ürküttüm onu. Dört yanlışımın bir doğrumu götürmesine sebebiyet verdim. Hoş kokulu güzelim çiçeği dalından kopardım. Kaliteyle alakasız bir televizyon programı izledim. Anlatım bozukluğu yaptım, sonrasında düzeltemedim. Değer vermeye değmezlere değer verip, değerin değerini alçalttım. Ağlanacak halime güldüm de içim hep ağladı. Çözemediğim sorular için kızdım kendime, boşluğa bağırdım da sesim yayılmadı. Sesimi duyuramadım. Yırtıp attığım testler oldu pişmanım. Boğazımda kalan lokmalar da var benim. Söylediğimi düşünmedim. Düşündüğümü söyleyemedim, yuttum. Hızlı koştum, haddinden fazla hızlı. Bir yerlere yetişeyim dedim de sıkça düştüm. Bekledim. Çok vaktimi öldürdüm. Vakitlerin katiliyim pişmanım. Silemedim hiç, hep karaladım. Dil ile kalp yaraladım. Sabretmeyi bilemedim. Sonuca da varamadım. Düşünmekten kaçtığım da oldu pişmanım. “Kıymet” mi bilmedim acaba? “Kıymet” ne demektir onu bilmedim belki. Bir şeyleri bilmediğimi bildiğim halde neyi bilmediğimi öğrenmek istemedim. Ayıp ettim değil mi?. Bilmezken ayıp değildi de öğrenmedim pişmanım. Bugüne “hoş geldin” dedim de düne “hoşça kal” demedim. Dün süzülüp giderken, masumane gözlerime baktı, bense bakışlarımı bugüne verdim. Anlamadım dünü pişmanım. Bugün de dündü ya hani, yarının dünü… Yarınlar bugün oldu, bugünler dün; bense pişmanlıktan bin pişman, bir “pişmanım”… Mutluyum da aslında…Bir daha pişman olmamak adına elimden geleni yapacağım için.. Düşünürsek; nedamet, vicdan azabını beraberinde getirirken,vicdan azabı da hatada tekerrürden kaçınmayı sağlar... Bu aşamada yenilmemeli; galip gelmeli, pişmanlığı pişman etmeli… February 27 hAYATTAN nE öĞRENDİM ?Ağır bir ÖSS sorusu gibiydi Esquire dergisininki... “Hayattan ne öğrendiniz?” Verilen süre içinde aklıma gelenleri aşağıda yazdım. Yanlışların doğruları götürmeyeceğini umuyorum:
Yaşamayı öğrendim. Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim. Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla... Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim.
İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu... Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi... Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
İnsan tenini öğrendim. Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu... Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim. Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini... Sonra da ekmeği hakla üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim. Okumayı öğrendim. Kendime yazıyı öğrettim sonra... Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim. Sonra dayanamayıp dönmeyi... Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta... Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım. Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.
Düşünmeyi öğrendim. Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde... Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün... Ve gerçeğin acı olduğunu... Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim. Önüm düş,Arkam aşk,Sağım acı,SoLum sevda... BuLsaydım kendimi, sobeLicektim bu defa |
|
|