CeReN's profileYa Ümitler de biterse?PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    September 18

    Bu mübarek Ramazan bayramında, kâinatın yaratıcısı ve âlemlerin Rabbi affedici ve çok bağışlayıcı Allah Bütün dualarınızı kabul etsin ve âlemleri af etsin bizleri de âlemlere katsın inşallah Bayramınız hayırlı ve mübarek olsun gönül dostlarım slm.alykm .

    http://img225.imageshack.us/img225/8919/seker2et5.jpg

    http://www.chinadaily.com.cn/photo/2007-01/18/xin_490104180918152984034.jpg

    Öyle insanlar vardır ki; yemezler içmezler eşlerine yaklaşmazlar akşam olup iftar ettikleri zaman işte bizim bayramımız budur derler..

    Öyle insanlar vardır ki; yemezler içmezler eşlerine yaklaşmazlar Ey Rabbimiz eğer bizden bu oruçlarımızı kabul edersen işte bizim bayramımız budur derler.

    Öyle insanlar vardır ki; yemezler içmezler eşlerine yaklaşmazlar Rableri tarafından da oruçlarının kabul edileceğini ümit ederek Ey Rabbimiz eğer bizleri cennetlerinde cemalinle şereflendirirsen bizim gerçek  bayramımız oldur derler..

     

    Dünyada milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşarken ve ölürken dünyanın çeşitli yerlerinde Müslümanlar kadın çocuk yaşlı ayırt etmeksizin katledilirken zülüm görürken bu dünyada bayram olmaz gözyaşı varken… Rabbim gerçek bayramlara olaştırsın bütün İslam âlemini ve bizleri inşallah Amin...!

    Ceren Yaldız

     

    http://fotografmakale.files.wordpress.com/2009/01/filistin.jpgfft5mf44186uc9.jpg
    http://cerrahpasali.files.wordpress.com/2009/01/filistin1402adde3b02a97bf0_b.jpg
     
    September 17

    ........."Gül kokulu Gül anneler sizden neler öğrendik neler"...:)))

    http://img03.blogcu.com/images/c/a/n/canruba/anneev2_1241938963.png

    http://img2.blogcu.com/images/d/i/l/dilekaksakal/bebek5.jpg

    İYİ YAPILMIŞ BİR İŞİ TAKDİR ETMEYİ öğrendik:
    "Bana bakın, çıkın birbirinizi dışarda yiyin, evi
    daha yeni temizledim...!!!"

    DUALARIN GÜCÜNÜ
    öğrendik:
    "Yat kalk dua et ki babana abine söylemedim eve geç geldiğini..."

    ZAMANA KARŞI YARIŞMAYI
    öğrendik:
    "O oyuncaklarını topla yoksa onları fırlatıp attığım gibi 
    karşı sahilden toplarsın.."

    MANTIKLI DÜŞÜNMEYİ
    öğrendik:
    "Ben öyle diyorsam öyledir bitti...!!!"


    İLERİ GÖRÜŞLÜ OLMAYI
    öğrendik:
    " Çıkmadan önce temiz kıyafetler giy.. yolda Allah
    korusun başına bi kaza gelir etrafa rezil
    olursun."

    HAYATIN TRAJİKOMİK YANLARINI
    öğrendik:
    "Sen daha gülmeye devam et, birazdan ben seni tam
    güldürücem... "

    HAYATIN ÇELİŞKİLERLE DOLU OLDUĞUNU
    öğrendik:
    "Kapa çeneni iç çorbanı diyorum sana
     ...!!"

    DAYANIKLI OLMAYI
    öğrendik:
    " O ıspanak bitene kadar sofradan kalkmak yok..!!!"

    HAVA DURUMU TAHMİNİ YAPMAYI
    öğrendik:
    " Şu dağınıklığa bak... yabancı biri görse odanın
    ortasından kasırga geçmiş sanır ..."

    ABARTMAYI
    öğrendik:
    "Sana 500 bin defa söyledim kirli ayakkabılarınla
    içeri yürüme diye..!!"

    DAVRANIŞ PSİKOLOJİSİNİ
    öğrendik:
    "Babasının kızı işte Babana çekeceğine biraz bana

     çekseydin noolurdu sanki ah ah  ..."

    OLAĞANÜSTÜ DURUMLARA HAZIRLIKLI OLMAYI
    öğrendik:
    "Dinleme bakalım anne sözü dinlemee...!!! Başına bişey

    geldiğinde görürüm ben seni......!!!!" 

    AİLENİN  ÖNEMİNİ öğrendik:
    " Dünyada senin annen baban gibi mükemmel bi aileye
    sahip olmayan kaç milyon çocuk var sen biliyo musun...

    KISKANMAYI  öğrendik:

    " Komşunu kızının taktiri varmış bu sene yine

    biz ancak rüyada görürür bu gidişle...

    http://img.blogcu.com/uploads/ferhunde_annecik.jpghttp://www.kitapokuyoruz.com/YaziResimleri/605.gif

    Canım annem benim bu gece yüreğine sığına bilir miyım...?

    CeReN YaLDıZ

    September 16

    .:Sadece bakma; Güzel Gör!...Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır. (Bediüzzaman)

    Göz, neyi görürse, akıl onun derdine düşüp onunla meşgul oluyor..
    Öyleyse, ey göz, güzel bak !..
    Sen güzel baktıkça, güzeli gördükçe, kainatın sayfaları açılacak bir bir önüne..
    Sen bakmaman gerekenlere baktığında, yorulacak akıl ve kalp.

    Gayenin önünü toz kaplayacak..

    Kulak, işittiği sözleri tekrarlıyor..

    İşitilenlerden akla bir yol gidiyor sanki ve gereksiz her söz,

    o yolda ilerleyip, beyin kıvrımlarında yerini alıyor..
    Öyleyse, ey kulağım, kötü şeyler işiteceğini bildiğin yerden kaç..

    Gıybet ve dedikoduya kapan..

    Eller ve ayaklar, her gün türlü işte çalışıyor..
    Gidilmesi yere götürmeyip uzanıveriyor bazen ayaklar bir yerlere..

    Bazen, eller, vermesi gereken yere uzanmıyor..Geri çekiliyor..
    Öyleyse, ey el, “veren” ol..Ve ey ayak, en güzel yerlere taşı bu bedeni..


    Kalp, neyle doluysa, ameller de o yönde oluyor..Kalbin ne kadar kısmını boş sevgiler kaplıyor?..Sevgilerin esas sahibine yönelmeyince, bir yük oluyor kalp..
    Ey kalp, seni Yaratan’dan çok sevebileceğin kimse var mı?..

    Akıl…Güzelliklerin de, kötülüklerin de gerçekleşmesinin önceki durağı..

    İradeyle yönlendirilen, niyetlerle anlamlanan ameller…
    İşte ey aklım, düşünmektir mesleğin..Tefekkürdür emelin..

    Hayrı ve iyiyi hayal etmekte, hayra karar vermekte, iradene hakim olmakta, yani senin işleyişinde belirleniyor her şey..Çizgiler böylece çiziliyor..

    Dil, türlü tatlarla mütelezziz..Türlü kelamlarla müteellim..
    Bazen, dökülen kelamın her biri ayrı bir tohum, ayrı çınarlar yetiştirecek..
    Bazen, ağır bir yük olarak inecek insanların kalbine kırıcı sözler..

    İşte, ey dil!... Sarf ettiğin sözleri koru…Hayra dön, şerde tutul..

    İyi tad..Fabrikanın yasakçısı hükmünü koru..

     

    September 14

    Kadir Geceniz Mübarek Olsun Gönül Dostlarım ..Rabbim Af edilmenin bayramına eriştirsin Hepimizi inşallah..

    http://img2.blogcu.com/images/k/i/t/kitabooku/kadir_gecesi.jpg

    - Âişe (r.a)’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ramazan'ın son on günü girince, Nebî salla'llâhu aleyhi ve sellem ibâdet konusunda daha da ciddî bir sa'y ü içtihâd arz ederlerdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de ibâdet için uyandırırdı.

    - Ebû Hüreyre radiyallâhu anh'den: Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allâh'tan umarak Kadir Gecesi'ni ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.

    "Allah'ım! Sana olan sevgimi, bana bağışla. Sevdiklerinin sevgisini de kalbime koy. Öyle yap ki, ben senin layık bildiğin, sevdiğin işlerin uyarıcısı olayım. Öyle yap ki, senin sevgini benim için bana aileme ve servetime olan sevgimden üstün eyle."

    "Allah'ım! Senden sevgini ve seni sevenlerin sevgisini ve senin sevgine beni ulaştıracak ameli istiyorum. Allah'ım! Senin sevgini nefsimden, ailemden, malımdan, soğuk sudan daha sevimli kıl."amin..

     

    September 12

    Edepleri ellerinde ki Mous tanda küçük olan Ademlere sesleniyorum!..

    http://farm2.static.flickr.com/1268/1267264184_02fb1c76e4.jpg 

    Hadi bana saygı duymuyorsunuz kendinize de öyle tuttuğumuz oruca da. Bari Ramazan ayına saygınız olsun. Bizler ne biçim bir insanlarsınız kadından anne olur hala olur bacı olur teyze olur bu nasıl bir bakış açısıdır ki bu mübarek günler bile sizin fikrinizi zikrinizi değiştirememiş. Yazdıklarınıza gönderdiklerinize ben  bakmaktan haya ederken siz bunları bu mübarek günlerde göndermekten sıkılıp arlanmaz mısınız.? Allah insanı “ahseni takvim” üzere en güzel bir şekilde  yaratmışken kötü olmak emek isteyen çaba gerektiren bir şeyken neden zorla “esfele safiliyn aşağılardan daha aşağı kötü olmaya çalışıyorsunuz? Sizin amacınız beni kırmak üzmekse tebrik ederim başarıyorsunuz.:( Ama ben size yinede sizin anladığınız dilden incitici kırıcı bir şeyler yazmak istemiyorum ben bir insanı kırdığım zaman ,Ne kadar karşıdaki hak etse bile birini kırınca üzülüyorum, biliyorum ki kalpler Allah’ın evidir onu kırmak Allah’ ı incitmektir Rabbimden bana güzelde bir sabır biz edep yoksunu insanlara da Rabbim den önce kendinizi bilmeyi sonrada hattınızı bilmeyi diliyorum

                   Not: sayfasına kötü film ekleyenlerin etnik kimliklerini İslam’ın ve Müslümanlığın önüne çıkarmaya çalışanların telefon numarası isteyenlerin msn davetini kabul etmediğimiz halde ısrarla birçok defa msn daveti gönderenlerin arkadaş listesine bikinili mayolu kızlar ekleyenlerin …Benim sayfamda yeri yok eklemem, eklememde mümkün değildir ..Ben bu sayfayı kendi nefsim için birileri ile arkadaş olayım konuşayım sohbet edeyim diye yapmadım eğer öyle olsaydı şimdiye kadar yüz defa silerdim daha öncede iki defa sildim .Bir insanı herkesin sevmeyi münafıklık alametindendir. Beni de herkesin sevmek fikirlerime , yazdıklarıma ve görüşlerime saygı duymak beğenmek zorunda değil. Bilmem anlata biliyor muyum?

    CeReN Yaldız

    "İslam güzel ahlaktır"

     

    ppkpppp

    “Diliyle insanları kıranları, ibadetleri temizlemez.”

    “Allahu Teala, halim selim, saygılı ve mütevazı olmayı emrediyor ki,kimse başkasına zülmetmesin.”

    Nefsini bilen kendini bilir

    Kendini bilen Rabbini bulur.

    September 11

    Ey Rabbim bu yolda imanımın derdindeyim ve yine tek senin izindeyim, tek senin kapında el açıp dizüstü çökmekteyim ve yalnızca “gel” demeni beklemekteyim…

    Kayıyorum, tökezliyorum, düşüyorum...
    Yolumu kaybediyorum dünya çıkmazdında..
    Yerim burası değil biliyorum, yine de kanıyorum... Yanıyorum
    Ey yerlerin ve göklerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi,
    ben'im Rabbim.. Ellerimi Senden başka uzatacak kimsem yok, kime
    uzatsam açıkta kalıyor
    bir parçam, kime dönsem yüzümü yönler kayboluyor.
    İki adım sonrası yar, üç adım sonrası mechul..
    Sana getirecek sokaklar çıkmaza dönüyor.
    ben girince;
    ben girince Sen
    gidiyor musun?
    Rahman'a Uzanan Eller
    Rabbim, çaresizliğimi bileli çok olmadı...
    Çok olmadı eşiğine kapanıp gözyaşı dökmeyi isteyeli..
    Olmuyor Allah'ım.. Bir şeyLer hep eksik kalıyor. Sana gelirken...
    Sana gelmekten başka yolum olmadığını bilerek, gelirken..
    Bir şeyler eksik.. Güzergâhım engebeli.. Issız..
    Düşsem tutan olmayacak..
    Yorgun başımı dayasam bir dağa, üzerimden yol geçecek.
    Kimse görmeyecek beni Rabbim. Kimse kimsenin derdi değil,
    benim Rabbim Sensin.. Atarsan beni tutacak yok, bırakırsan düşerim...


    Cümlelere küçük harfle başlayıp, büyük harfle bitirmeyi marifet
    sanan zavallı ben..
    Oysa nokta koymayı bile bilmiyorken...
    Ve sadece
    lüzumsuz ne varsa, ne varsa zayi ettiren, yiyip bitiren ne varsa onu seçen..
    Düşüp düşüp düşerken... Hep düşerken uslanmadan yine de
    düşmeyi tercih eden..
    Nefisperest... Ben...
    Uyandır beni rehavetimden..
    Günahkârım, utanç içinde kızarıyor yanaklarım huzurunda..
    Senden istemek ağır geliyor,utanıyorum ama başka kapım yok...
    Gidecek kimsem yok, kalakalıyorum karanlıklarda...
    Rahman'a Uzanan Eller
    'Allah'ım...'

    Yaratan, rızık veren, yol gösteren...
    Rahmetini kimseden esirgemeyen
    Rabbim..
    Düşe kalka kanamışken, yitmişken.. bitmişken..
    Senin sözlerin yetişiyor imdadıma:

    ' Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var'

    Ama öyle ağır ki omuzlarım, öyle ağırlaşmış ki parmaklarım;
    ellerimi semâya döndüremiyorum...
    Ellerim kızarıyor.. Kalbim kanıyor.. Aciz, gafil, günahkar gözlerim utanıyor.. 'Ya beni istemezse..?' diye çırpınırken sözlerim..
    Yine Sen yetişiyorsun imdâdıma.. Kimim var ki zaten, Senden başka..

    'Bana dua edin, icâbet edeyim'

    Sana, sana güvenerek geliyorum Allah'ım...

    'Beni bırakma, uçurumlara..'

    'tut ki... Edemem Sensiz'


    yer Senin, gök Senin.. ben Senin.. yollar Senin..
    bana en yakın bildiklerim Senin..
    Sen istemezsen kime giderim? Düşsem kim tutar elimden?
    Kim sarar yaralarımı?
    Rabbim gözyaşlarım kupkuru, ama yüreğim ıslak Rabbim..
    Ağlayamadığım için utanıyorum, günâhlarımı dökemediğim için..
    Ağırlığımı taşıyamıyor güçsüz bedenim, belim bükük bu yüzden..
    Sırtımda hata kamburum..
    Alnımda gaflet çizgileri.. Yüzüme bakılası değil...
    Ama senden başka kimim var benim? Kime giderim?...

    Allah'ım Sana muhtacım Sen'de bırakma ellerimi...
    Rahman'a Uzanan EllerRahman'a Uzanan EllerRahman'a Uzanan Eller
     

    Ey Rabbül-âlemin!
    Yüzüm yok amma,
    Beni de alemlere dahil et.
    Hastalar şifa sayıklar,
    Sürgünler vatan.
    Aç için tek lokma dünyaya bedel.
    Anne için çocuğun manasını bilirim.
    Kanattır kuşları gökyüzünde tutan,
    Bende seni isterim.
    Uçan kuşun bıraktığı iz hatırına,
    Vurmayı yasakladığın yüz hatırına,
    Seni sevindiren söz hatırına,
    İffeti için ölen kız hatırına,

     Kabede ağlayan göz hatırına,
    Ve Habibini örten bez hatırına,
    Alemi affet,affet Allah'ım.
    Ey Rabbül-Alemin,
    Yüzüm yok amma,
    Beni de alemlere dahil et...
    Senden başka sevdiğim,
    Sen’in kadar sevenim yok.
    Suda boğulurken kurtulmak ister ya insan,
    Meçhulün değil hislerim,
    O insandan daha çok,
    Bende seni isterim.
    Menzili hakikat yollar aşkına,
    Alnı ak yasayan dullar aşkına,
    Adınla şenlenen diller aşkına,
    Ömrü cihad olan kullar aşkına,
    Resulullah kokan güller aşkına,
    Alemi affet ,affet Allah'ım...

    Benide aleme dahil et Allah'ım...(amin)

    ...dua çıkmayan göğe sevdalar çıkar mıymış...

    September 10

    Hak hukuk konusunda bir Halife ile bir kölenin farkı olmadığı gibi, bir beyazla siyahın veya bir Kürtle Türkün de farkı yoktur!.. „Hiç şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız, takvaca en ileride olanınızdır.“

    http://www.arastiralim.net/wp-content/uploads/2008/12/hayat-enerjisi-ile-yasar-insan.jpghttp://photos-c.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc1/hs163.snc1/6095_118213510859_97726725859_3434866_1016674_n.jpg

     

    „Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Hiç şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız, takvaca en ileride olanınızdır. Hiç şüphe yok Allah, bilendir, haber alandır.“ (Hucurat/13)



    Genelde imanı zayıf ya da münkir insanların sordugu bir sor var. „Mademki insanlarım tümü bir ana ile bir babadan dünyaya gelmiş, türemişlerdir o zaman insanlar ya da topluluk veya milletler arasındaki farklılıklar niye, neden kimisi efendi kimisi köle ve neden kimisi zengin kimisi fakir v.s.“
    Aslında soru çok yerinde ama günümüzdeki farklılıkların sebebi islam degil, toplumlar ya da devletler islamla idare edildiklerinden böyle bir farklılaşma meydana gelmiş degil, aksine toplum ve idare islamdan uzaklaştıgı için aslında rahmet olan farklılıklar günümüzde azaba dönüşmüş durumda.
     
    Yukarıya aldığımız Hucurat Suresi’nin 13. Ayetinde Cenab-i Allah pek açık bir şekilde ifade ediyor.
     
    1- İnsanlar yaratılış itibariyle eşittirler. Aynı ana ve babadan olmalarına rağmen, değişik dillerle konuşuyor, değişik renk ve sıfatlara sahip, degişik millet ve kabilelere bölünmüş insanlık toplumu eşittir.
    Peki nerde?
     
    Yaşamda
    İnsan haklarında
    Irkının ve kabilesinin özelliklerini muhafazada
    Dilini kullanmada
    İslama uygun kültür, örf ve adetlerini yaşama ve korumada
    Ve buna benzer insan yaşantısıyla ilgili bütün konularda eşittir. Birine verilen haklar diger ırk ve kabilelere de verilmiştir, aralarında hiçbir fark yoktur. Farklı dil ve renklerde oluşları Yüce Allah’ın büyüklüğünün alametlerindendir (Rum/22) Çok renklilik ve çok kültürlülük rahmettir, zenginliktir, çeşitliliktir, mozayiktir, yeterki insanlar bunu dürüst bir şekilde kullanabilsinler.      

    Yeterki insanlar Allah’ın ayetlerinden olan farklılıkları rahmet olarak alğılasınlar, o farklılıkları tanısınlar. Farklılıklar parçalanarak, birbiriyle çatışmak, çekişmek, dagılmak, birbirinden ayrılıp kopmak için değil, hele üstünlük taslayarak birbirini boğazlamak ve bir kısmını efendi diğer kısmını köleleştirmek için değil!.. Aksine biribiriyle tanışıp kaynaşması içindir.
    Tanışmak; bir ırk diğer ırkın renğini, dilini, kültürünü tanımasıdır.
    Tanışmak: bir ırkın diğer ırkı enaz kendisi gibi bilmesi, ona saygı duyması, kendisine, ırkına, milletine istediğini, arzu ettiğini ona da istemesidir. Kendisine reva gördüğü her şeyi diğer din kardeşlerine de reva görmesi, kendi veya ırkı için istemediği hiçbir şeyi diğer ırklara da istememesidir.


    Çünkü Ayet “Ey insanlar” diye hitap etmekte, “ey müslümanlar veya müminler” diye degil!
     
    Evet insanlar yaratılış itibariyle eşittir ve eşit haklara sahiptir dedik,. Ne yazıkki bazı ırklar zamanla değişik şekilde yaratılmayı farklı temellere dayandırarak kendisinden ayrı olanları farklı gören hatta kendisinden daha aşağı gören zihniyetlere sahip oldular. Bu da dünyada büyük zülümlere, işgallere, hak-hukuk ihlaline sebep oldugu gibi müminlerde inanç üzerinde de olumsuz etkiler yaptı. “Ben farklıyım, ben iyiyim, ben hizmet edilmeye layıkım, ben herkesten daha çok cesurum, ben efendiyim başkası benim kölemdir” zihniyeti Kur’an’a tam ters zihniyetlerdir. Kimileri belki de farkında olmayarak bu konuda küfre kadar yakınlaşıyorlar.
     
    Bu tür sapık düşüncelerin yeryüzünde büyük katliamlara sebep olduğu hepimizin malumudur. Yakın zamanda Nagazaki ve Hiroşima’ya atılan bombalarla, Halepçe’de yapılan kürd katliamı insan zihinlerinden silinmeyecek kadar büyük örneklerdir. Örnekler sadece bunlar mı?
    Yahudilerin İsrailoğullarını Allah’ın seçkin kulları olarak kabul etmeleri ve kendi dini emirlerinde bile İsrailoğullarından olmayanların haklarını ve seviyelerini, İsrailoğullarından daha aşağı tutmaları, Hindularda Kast sisteminin kurulması ve Brahmanların yüksek tabaka diger bütün insanların aşagı ve pis kabul edilmesi, Yecuc ve Mecuc ırkından Cengizhan’ın Orta Asya’da yaptıgı büyük katliamlar, avrupalıların Amerika kıt’asına giderek Kızılderili’lere yaptıkları katliam ve jenosid ve benzerleri!..
     
    2- İnsanlar farklıdır: Nerede? Elbetteki takvada!

    Adem ve Havva’nın çocukları olmalarına rağmen, değişik millet ve kabilelere ayrılan insanlar Allah nezdinde de farklıdırlar. Bu farklılık sadece takvadadır ve mükafat veya cezası da ahirette yine Allah tarafından takdir edilir. İnsanların takva derecesine göre bu dünyada muamele görmesi, birinin diğerinden üstün kabul edilmesi sözkonusu değildir. Hak hukuk konusunda bir Halife ile bir kölenin farkı olmadıgı gibi, bir beyazla siyahın veya bir kürdle türkün de farkı yoktur!.. 

     


    Hadis’te şöyle buyuruyor: "Hepiniz Adem’in çocuklarısınız. Adem de topraktan yaratılmıştır. İnsanlar ataları ile övünmeyi bıraksınlar yoksa, yüce Allah’ın katında pislik böceğinden daha değersiz hale gelirler." (Tefhimul Kur’an Hucurat/13)
     
    Efendimiz Veda Haccı’nda da şöyle buyurdu: "Ey insanlar! Dikkat edin, Rabbiniz birdir. Hiçbir Arabın Arap olmayana üstünlüğü yoktur ve hiçbir Arap olmayanın da hiçbir Araba üstünlüğü yoktur. Siyah renkte olanın hiçbir beyaz renkte olana, beyaz renkte olanın da hiçbir siyah renkte olana üstünlüğü yoktur. Üstünlükler ancak takva iledir. Şüphesiz ki Allah katında en değerliniz Allah’tan en çok sakınanınızdır. Dikkat edin, tebliğ ettim mi?" Hepsi de "Evet tebliğ ettin ya Rasulallah" dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz’de (s.a) , "Öyle ise burada olanlar olmayanlara bunları ulaştırsın" buyurdu." (Beyhaki)  
    Sonuç:

    İnsanlar takva yönüyle birbirinden farklı olsalar da, dünya hak-hukuk konusunda eşittirler. Bu konuda mümin yada münkir arasında fark yoktur. Birine iman etmediği için zülüm yapamazsınız, hakkına tecavüz edemezsiniz! Bir millet veya bir toplumun sahip olduğu her hakka diğerleri de sahiptir. Bu hak Yüce Allah tarafından verilmiştir. Yerli ve yabancı tagutlarının ittifakıyla 50-60 kusur devletciğe bölünmüş islam diyarında ne yazıkki bu ayet kısmen de olsa uygulanmamaktadır. Bir kısım ırklar diğer kısma zülmetmekte ve haklarını gasbetmektedir. Ne yazıkki kimisi bunu islam adına yapmakta ve en büyük iftirayı Allah’a etmektedir.

    Allah hepimizi Kitabın tümüne inananlardan eylesin.

    August 23

    Ramazan'ı şerifiniz mübarek olsun...GönüL dostLarım

     


    Şu sayılı günlerimizin sayılamayacak derecelere,güzelliklere sebep olması duasıyla...Ramazan'ı şerifiniz mübarek olsun...
    "Her günü Ramazan olanın ahireti bayram olur...
     

    August 14

    "Ey iman eden akıl sahipleri; Allah'tan korkun..!

    http://www.tahapinar.com/images/allah1.jpg
    Allah Kuran’ın pek çok ayetinde Kendisi'nden korkmayı insanlara emretmiştir. Bu ayetlerden bazıları şöyledir:

    Ey iman edenler, Allah'tan korkun. Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın. Allah'tan korkun. Hiç şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. (Haşr Suresi, 18)

    … Öyleyse ey iman eden temiz akıl sahipleri, Allah'tan korkun. Doğrusu Allah, size bir zikir (uyaran, hatırlatan ve öğüt veren Kur'an) indirmiştir. (Talak Suresi, 10)


    Bir başka ayette Allah insanlara güç yetirebildiği kadar Kendisi'nden korkmasını, Allah korkusunu elinden geldiğince arttırmasını tavsiye etmiştir:

    Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin… (Tegabün Suresi, 16)

    Kuran ahlakını bilmeyen veya tam yaşamayan bazı insanlar ise Allah’tan korkmanın önemi ve gerekliliğini yeteri kadar iyi anlayamamaktadır. Bu, Kuran bilgisi yönünden eksik olmalarından ve Allah korkusunun gerçek anlamını bilmemelerinden kaynaklanmaktadır.

    Allah korkusu, Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlarda yerleşik hale gelmiş birtakım korku türlerine hiçbir şekilde benzemez. Kuran ahlakından uzak yaşayan insan toplulukları din ahlakından uzak kalmalarının doğal sonucu olan karamsar ruh halleri doğrultusunda pek çok korkunun esiri olmuşlardır. Gelecek korkusu, yaşlanma korkusu, yalnız kalma korkusu, ölüm korkusu, ani bir hastalığa yakalanma korkusu, alay edilme korkusu, başarısızlık korkusu, deprem korkusu, ölümcül hastalığa yakalanma korkusu ve daha pek çok korku türünün tuzağına düşen bu insanlar son derece mutsuz bir hayat sürer, her an başlarına kötü bir şey gelebileceği endişesi içerisinde müthiş gergin bir halde yaşarlar.

    İşte bu kişiler Allah korkusunu da kendi karanlık dünyalarında yaşadıkları korkular gibi sanma yanılgısına kapılmışlardır. Oysa Allah korkusunun bu sayılan korku türleriyle hiçbir ilgisi ve benzerliği yoktur. Allah korkusu, Allah’ın Yüce ahlakını bilen, Allah’ı tanıyan, O’nu çok seven bir insanda oluşan, saygı dolu, insanda coşku ve heyecan oluşturan çok asil bir duygudur. Yukarıda sayılan korkuların aksine, insanı büyük bir huzur ve mutluluğa sevk eden, aklını ve cesaretini artıran, bitmek bilmeyen bir şevk ve coşkun bir imana sahip olmasını sağlayan, insana derin bir anlayış, hikmet ve heybet veren bir korkudur. Allah’tan korkan kişi gelecek korkusu, ölüm korkusu, hastalık korkusu, yalnız kalma korkusu ve benzerleri gibi dünyevi korkulara kapılmaz. Çünkü başına her ne gelirse, ne ile karşılaşırsa karşılaşsın, bunun, tek gerçek dostu olan Allah’ın kendisi için yarattığı en hayırlı kader olduğunu bilir. Allah'ı kendisine vekil edinmiş olmanın konforunu yaşar, her işinde sadece Allah'a yönelip döner.

    Allah korkusu insana güzel bir ahlak kazandırır

    Allah’tan korkan bir insan toplumdaki en güvenilir kişidir. Allah’tan korktuğu için yalan söylemeyecek, Allah’ın hoşnut olmayacağı kötü davranışlar sergilemeyecek, kendi çıkarları değil, başkalarının çıkarlarını gözetecek, kendi rahatını değil, başkalarının rahatını düşünecek, etrafına hep hayır ve güzellik sunmaya çalışacaktır.
     
    Allah'tan korkan kişide samimiyet, dürüstlük, candanlık, vefa, sadakat, fedakarlık gibi güzel ahlaka ait tüm tavırlar en kaliteli şekilde görülür. Allah korkusu taşımayan bir insanda ise bu özelliklerin gerçek anlamda ve devamlı bulunması mümkün değildir. Zira Allah'tan, Rabbimiz'e hesap vermekten, cehenneme girip yaptığı kötülüklerin karşılığını görmekten korkmadığı için bu kısa dünya hayatında kendi çıkarlarından fedakarlıkta bulunup güzel davranışlar sergilemesini gerektiren bir durum olmadığını düşünür. Allah'tan korkan bir Müslüman ise bunun tam tersi bir tavır ortaya koyar. Her konuda Allah korkusundan kaynaklanan güçlü vicdanına başvurur ve çıkarlarını değil, güzel ahlakın sınırlarını korur.

    Müslüman cehennemdeki azaptan korkar

    Cehennemden korkmak, cehennemin azabını düşünerek Allah korkusunu arttırmak da Müslümanın önemli özelliklerindendir. Allah ayetlerinde Müslümanların cehennem azabından yana korku duyduklarını belirtmektedir. Bu ayetlerden bazıları şöyledir:

    "Ve ben, Müslümanların ilki olmakla da emrolundum." De ki: "Ben, Rabbime isyan ettiğim takdirde, büyük bir günün azabından korkarım." (Zümer Suresi, 12-13)

    De ki: "O, gökleri ve yeri yaratırken ve O, (hep) besleyen (hiç) beslenmezken, ben Allah'tan başkasını mı veli edineceğim?" De ki: "Bana gerçekten Müslüman olanların ilki olmam emredildi ve: Sakın müşriklerden olma." (denildi.) De ki: "Şüphesiz ben, Rabbime isyan edersem o büyük günün azabından korkarım." (Enam Suresi, 14-15)


    Cehennemin varlığını düşünmek Müslüman için, imanını derinleştirecek, takvasını güçlendirecek, ahlakını güzelleştirecek önemli bir tefekkür yoludur. Müslüman Allah'ın Kuran’da detaylı detaylı olarak bildirdiği cehennemden korkar, cehennemin özelliklerini daima aklında tutar ve cehennemin adeta bir adım ötede olduğunu varsayarak davranır.
    Gerçek şu ki, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır, diriltir ve öldürür. Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur. (Tevbe Suresi, 116)
    August 11

    {{{ Bir Müebbet Yağmurdayım }}}...Ya ümitlerim de olmasa.?



    Mekke çöllerinde bir pazartesi,
    Aylardan Nisan ve seni bekliyor binlerce insan.
    Sensiz dünya perişan, devran virandı.

    Ve senin doğuşun müthiş bir andı, Anlatılması imkânsız bir zamandı.

    Ama biz göremedik , bize yokluğun kaldı..

    Bunları sana takvimlerde yer almayan bir zamandan yazıyorum.
    Kainatın dışındaki bir mekândan.
    Ne ilk, ne de son; bilinmeyen bir bahardan yazıyorum.

    Yürekten bir kalemim, hayalden bir kâğıdım var.
    Sana bunları sabahın en karanlık anından yazıyorum.

    Müebbet bir yağmurdu rahmeti getirişin,
    ümmetine serpiştirdin ellerinle, şefaatin dağıldı sağanak sağanak üstümüze,
    sen gittin izlerin kaldı gönlümüzde.

    Gönül senin yanında olabilmeyi dilerdi, tutulup kalmayı sana hayranlıktan.
    Yine de binlerce kez şükredebilmeyi Müslüman olmaktan. Seninle beraber, senin yanında.

    Şer gördüklerimizi hayreyleyen Rabbimin sevgilisi;
    bir an duyabilseydim sesini, ya sen gitmeseydin bu kadar erken ya da ben gelseydim geçmişe sen yaşarken.
    Rabbim bilir maneviyatımı, isyan değil bu sözlerim. Senin çağında olmaktı istediğim.

    Rahmet deryası Rabbimin sevgilisi;
    bir an görebilseydim seni, ya sen yummasaydın gözlerini hayata , ya da ben hiç açmasaydım senin olmadığın dünyaya.


    Şairlerden kelime aldım, kitaplardan harf çaldım ama seni anlatamadım;
    bir adını yazabildim ruhuma bir de resmini çizdim bembeyaz rüyalarıma.


    Bir tek umudum kaldı elimde belki affolurum ahiret gününde, belki sana yakın bir yer verir Rabbim bana cennetinde.

    Ümidim elimde senin hasretinle gidiyorum kabrime…"Ya ümitlerim de olmasa"

    Hasretin dağlar  kadar!..
    Gönlümün öksüz gülü ;(
    August 10

    {{{ Dost }}}:::{{{ Dediğin }}}Senin gibi olmalı Fasl-ı gül serçem..

    http://img.blogcu.com/uploads/rumuzsehadet_x1pNWjjkHJ3o_wpqZd-q7Ugh0Dnw0C5K9XCOBHohSrFl3_l8wrGtlL79vYxHlwUYTTOfLzjadnJP7cda8X_Q2JpEkr446KoOPWvHa1o_ad37aN8hrotwZAOXKgF1_sEAgBvVJFRfpCMTd4.jpg
    DOST...
    Dost dediğin,yağmurdan sonraki toprak kokusu gibi olmalı..dost dediğin insanın çöldeki tek pınarı olmalı,.
    dost dediğin,bildiğin,hissettiğin sen gibi olmalı..
    Dostun yürekten gelen hürmeti,onun el uzatması himmeti başka olur.çağlayanda su verseler ne çıkar,çöldeyken su verenin kıymeti başka olur.."
    DOSTA giden kıvrım-kıvrım yolların ,
    yokusu hoş,inişi hoş,güzü hoş,
    ümitle geçen yılların,,
    kışı da hoş,baharı hoş,güzü hoş..
    sevenlerın sevgisini erenin,
    muhabbet bağından güller derenin,
    gönülden gönüle haber verenin,
    sohbeti hoş,manası hoş,sözü hoş..
    "EY DOST! GÖNÜL GÖZÜNÜ AÇ DA DİNLE!
    HER NERDE OLURSAN OL,VE HER NASIL OLURSAN OL BENİ KENDİNDEN AYRI BİLME
    iKİ CİHANDA DA DOSTUN "CeReN"
    GERÇEK DOST (c.c.)ile kalın dostlar
    August 09

    “Gerçekten nefis var gücüyle kötülüğü emreder.” (Yusuf süresi 53)

    nefis vadi

    NEFİS KÖTÜLÜKLE DOLUDUR
    Onlardan çoğunun inkâra sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri için nefislerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Allah onlara gazablandı ve onlar azabda ebedi kalacaklardır. (Maide Suresi, 80)
    İşte kalplerinde hastalık olanları: "Zamanın, felaketleriyle aleyhimize dönüp bize çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih veya katından bir emir getirecek de, onlar, nefislerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır. (Maide Suresi, 52)

    "(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emreden-dir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir." (Yusuf Suresi, 53)

    KISKANÇLIĞA VE BENCİL TUTKULARA ELVERİŞLİDİR
    Eğer bir kadın, kocasının nüşuzundan veya ondan yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, barış ile aralarını bulup düzeltmekte ikisi için sakınca yoktur. Barış daha hayırlıdır. Nefisler ise 'kıskançlığa ve bencil tutkulara' hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa Suresi, 128)

     

    ASLINDA HER NEFİS KENDİNE BİR BASİRETTİR
    Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir. Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile. (Kıyamet Suresi, 14-15)

     

    İNKAR EDENLER NEFİSLERİNDE BÜYÜKLÜĞE KAPILIRLAR
    Bize kavuşmayı ummayanlar, dediler ki: "Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi?" Andolsun, onlar kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar. (Furkan Suresi, 21)

     

    KENDİ YANLIŞLARINI BİLİR, MAZERETLER ÖNE SÜRER
    Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir. Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile. (Kıyamet Suresi, 14-15)

    fotolar5cmuc5c0251yrfb6.jpg

    NEFİSLER İNSANLARA BİR REHİNEDİR
    Her nefis, kazandıklarına karşılık bir rehinedir. (Müddessir Suresi, 38)

     

    MÜMİNLER NEFİSLERİNİ ARINDIRIP TEMİZLERLER
    Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene', Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. (Şems Suresi, 7-9)

     

    MÜMİNLER NEFİSLERİNİ HEVADAN VE BENCİL TUTKULARDAN SAKINDIRIRLAR
    Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular) dan sakındırırsa, Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir. (Nazi'at Suresi, 40-41)
    Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır. (Teğabun Suresi, 16)

    http://img67.imageshack.us/img67/1752/tamamro0.jpg

    MÜMİNLER AHİRETE KARŞILIK NEFİSLERİNİ SATIN ALIRLAR
    Hiç şüphesiz Allah, mü'minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da O'nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. Allah'tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz. İşte 'büyük kurtuluş ve mutluluk' budur. (Tevbe Suresi, 111)
    İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah'ın rızasını ara(yıp kazan)mak amacıyla nefsini satın alır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır. (Bakara Suresi, 207)


    İNKAR EDENLER NEFİSLERİNE TERS DÜŞEN ŞEYLERİ YALANLARLAR
    Andolsun, biz İsrailoğullarından kesin söz almış (misak) ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler. (Maide Suresi, 70)
     

    İNKAR EDENLER NEFİSLERİNİ ÖRTÜP SARARLAR
    Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene', Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır. (Şems Suresi, 7-10)

    İNKAR EDENLER NEFİSLERİNE UYUP HEVA VE HEVESLERİNi TERCİH EDERLER
    Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın? (Furkan Suresi, 43)
    Şimdi Rabbinden apaçık bir belge üzerinde bulunan kimse, kötü ameli kendisine 'süslü ve çekici gösterilmiş' ve kendi heva (istek ve tutku)larına uyan kimseler gibi midir? (Muhammed Suresi, 14)
    Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp-gittikleri zaman, ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; Allah, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. (Muhammed Suresi, 16)


    İNKAR EDEN KİŞİ ANCAK KENDİ NEFSİNE ZARAR VERİR
    Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp-saptırırlar da şuuruna varmazlar. (Al-i İmran Suresi,69)
    Onların bu dünya hayatındaki harcamaları kendi nefislerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinine isabet eden kavurucu soğukluktaki bir rüzgara benzer ki onu (ekini) helak etmiştir. Allah, onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmetmektedirler. (Al-i İmran Suresi,117)
    Onlar, hem ondan alıkoyarlar, hem kendileri kaçarlar. Onlar, yalnızca kendi nefislerinden başkasını yıkıma uğratmazlar ama şuurunda değildirler. (En'am Suresi, 26)

    AHİRETTE NEFİS HERŞEYİN DOĞRUSUNU ÖĞRENECEKTİR

    http://img166.imageshack.us/img166/6622/28ho8.jpg
    Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız. "Kendi kitabını oku; bugün nefsin hesap sorucu olarak sana yeter." (İsra Suresi, 13-14)
    Ve kabirlerin içi 'deşilip dışa atıldığı' zaman; (Artık her) Nefis önceden takdim ettiklerini ve ertelediklerini bilip-öğrenmiştir. (İnfitar Suresi, 4-5)
    Cehennem ateşi çılgınca kızıştırıldığı zaman, Cennet de yakınlaştırıldığı zaman, (Artık her) Nefis, neyi hazırladığını bilip-öğrenmiştir. (Tekvir Suresi, 12-14)
    Her bir nefsin hayırdan yaptıklarını hazır bulduğu ve her ne kötülük işlediyse onunla kendisi arasında uzak bir mesafe olmasını istediği o günü (düşünün). Allah, sizi kendisinden sakındırır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır. (Al-i İmran Suresi,30)

     

    AHİRETTE NEFİS MAZERET ÖNE SÜREMEYECEKTİR
    İşte orada, her nefis önceden yaptıklarıyla imtihana çekilmiş olacak ve onlar asıl-gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülecekler. Yalan yere uydurdukları da, kendilerinden kaybolup uzaklaşacaklar. (Yunus Suresi, 30)

    AHİRETTE İNKARCILAR, DÜNYADAYKEN KENDİ NEFİSLERİNE ZULMETTİKLERİNİ SÖYLERLER
    Dediler ki: "Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız." (A'raf Suresi, 23)

    August 07

    :::..."Kara Gözlüm"...:::

    http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2009/06/oznurum.jpg
    http://1.bp.blogspot.com/_irWvKrkRK-E/R4ep9goFwDI/AAAAAAAAABg/6ORMGiasYX8/S220/samp49a96265b14f66f5.jpg
    "KARA GÖZLÜM"
    Amansız, zamansız fırtına HAYY-at.
    NEFS’ imiz aşılmaz sur Kara Gözlüm.
    AKLI’ mın AK’ları, karadan kara,
    Ne olur gönlümde dur Kara Gözlüm.

    Güllerim dikendir, ballarım zehir,
    Ameller kan rengi, ters akan nehir
    Son nefes gelince mümkün mü tehir,
    Her AN’ım KUR’AN’la KUR Kara Gözlüm.

    Solmasın ömrümün GÜL YÜZLÜ düşü,
    Gel de bahar eyle şu kara kışı,
    Gönülde her daim Musa (as) telaşı,
    Önümde aşılmaz TÛR Kara Gözlüm.

    Tasalar sırtıma yüklenmiş kaya,
    Güneş’ten vazgeçtim, hasretim AY’a,
    Ben HURMA KÜTÜĞÜ’ yüm, sırtını daya,
    Sebildir SEV’ginle NUR Kara Gözlüm.

    Bulamadan VAR’ ı korkarım YOK’ tan,
    BİR OL-AN derdimi BİN ettim çoktan,
    HAKK’ ımdır derim de isterim HAKK’ tan.
    Elini gönlüme sür Kara Gözlüm.

    HAKK’ a KUL olmayan, şeytana köle,
    Ebedi ateşte, diler ki öle,
    Çağırdın gönlümü düşürdün çöle,
    VAR’ lığım SEN’ inle SIRR KARA GÖZLÜM.
    (( EZ TORE ZOF HASTEN))
     

    :::...Her nefis ölümü tadacaktır!...:::


    Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz. (Enbiya Suresi,35)
    Sonra bunun ardından siz gerçekten ölecek olanlarsınız. (Mü'minun Suresi, 15)

    Gerçek şu ki, sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir. (Zümer Suresi, 30)

    Allah sizi yarattı, sonra sizi öldürüyor, sizden kimi de, bildikten sonra bir şey bilmesin diye, ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilir. Şüphesiz, Allah bilendir, her şeye güç yetirendir. (Nahl Suresi, 70)

    Senden önce hiç bir beşere ölümsüzlüğü vermedik; şimdi sen ölürsen onlar ölümsüz mü kalacaklar? (Enbiya Suresi,34)

    Allah'ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz. (Al-i İmran Suresi,145)
     
    YAŞATAN VE ÖLDÜREN ALLAH'TIR


    Doğrusu, öldüren ve dirilten O'dur. (Necm Suresi, 44)

    Şüphesiz biz, gerçekten biz yaşatır ve öldürürüz ve varis olanlar biziz. (Hicr Suresi, 23)

    Gerçek şu ki, dirilten ve öldüren Biziz, Biz. Ve dönüş de Bizedir. (Kaf Suresi, 43)

    Gerçek şu ki, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; diriltir ve öldürür. Sizin Allah'tan başka veliniz ve yardımcınız yoktur. (Tevbe Suresi, 116)

    O'ndan başka ilah yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbinizdir, geçmiş atalarınızın da Rabbidir. (Duhan Suresi, 8)

    Sizin aranızda ölümü takdir eden Biziz ve Bizim önümüze geçilmiş değildir; (Vakıa Suresi, 60)

    http://img514.imageshack.us/img514/7570/lmjp1.jpg

     "EY ÖLÜM"

    Hayır dur gelme ey ölüm
    Ben sanıyordum ki daha var günüm
    Nede çabuk geçmiş yıllarım dünüm bu günüm
    Yani şimdi bittimi hep bütün bir ömrüm

     

    July 31

    :::...(BahaneLeri.....miz)...:::

    http://iftarsofralari.com/wp-content/uploads/2008/08/kafes-garden2.jpg

    - Gençken yaşayamazsam başka ne zaman yaşayacağım
    - Ben onlardan daha müslümanım
    - LA İLAHE İLLALLAH diyen herkes cennete girecek nasıl olsa
    - Yaşlanınca kılarım
    - Çalışmakta ibadet değil mi
    - Allah kısmet ettiği zaman kılarım
    - Namaz kılmıyorum ama Müslümanım
    - ALLAH (c.c) kalbe bakar..Benim kalbim temiz
    - Zaman müsait olmuyor bir türlü,
    - Üşendim ya,o yüzden
    - Her koyun kendi bacağından asılır
    - O benimle ALLAH arasında
    - Bir şey olmaz ALLAH affeder
    - Ya o ayrı o ayrı, onunda yeri zamanı var
    - Cehennemde bir süre kaldıktan sonra cennete girmeyecekmiyiz
    - Bizim evde de kimse kılmıyorki
    - Cuma’ları hiç kaçırmıyorum ama o değilde.Bayram namazı filan kılıyorum yani.
    (İki Cuma arası günahların affı ile yol alıp,bu iki Cuma arası kılmadığı namazların günahının affolacağını düşünen bazı çevreler var)
    - Kendimi iyice disipline ediyim öyle (Sonu gelmez güne doğru kulaç atanlar)
    - La bu kadar günahla,Allah’ın karşısına nasıl çıkarım ben
    - Millet der, ‘hacı hocamı oldun’, gülerler adama
    - Dua da ibadet nasıl olsa,dua ediyorum gece yatarken ben
    - Dinden soğuttular beni, o yüzden
    - Ramazan gelsin kılarız,sorun değil
    - Bu işi kim sonuna kadar götürebilirki, sen kıldın da ne kazandın
    - Ramazanda kılarız, çünkü o zaman bir namaz yetmiş namaza bedel
    - Abdest alıcan,camiye gidicen filan, bunlar bizi aşar.
    - Kıldıkta ne oldu bugüne kadar,aynı hani?
    - Müslümanlığı tam olarak bilmiyorum ki daha.
    - İçimden geldiği zaman ve kendimi hazır hissettiğim zaman kılıyorum.
    - Kılmıyorum ama hiç günah işlemiyorum....
    http://4.bp.blogspot.com/_Xr47xNIfvqM/SOoQSv-ZYwI/AAAAAAAAAFw/RyGrenkUaKY/s400/mezar-taslari_1.jpg
    - Benim ahiret kavramım değişik.
    - Aklıma bin türlü şey geliyor,yok olmuyacak böyle.
    - E inşallah,ileride Allah nasip ederse.
    - Bir gün bir başlıcam,tam başlıcam zaten. biliyorum
    - Benim bilmediğim tek şey 5 vakit namaz,o da işime gelmiyor. ‘ha ha ha’..
    - Aha senin gibi gelip böyle konuşuyorlar,inadına kılmıyorum bende
    - Namaz kılmıyorum ama kimse beni öldürmedi şimdiye kadar !
    - Kılmıyorum ama kılana da bir şey diyemem (Ömür geçer…)
    - Kur’anda ‘namaza yaklaşmayın’ yazıyo. (İçkili iken namaza yaklaşmama konusunda ayeti çarptıranlara uyanlar)
    ……..vs
    "...,Birde şeytan vesveseleri var günümüzde,…"
    - Zina değil bu, kendi aramızda sözlendik biz.
    - Tevbe ederim sonra
    - Bir kereden bir şey olmaz be
    - Herşeyide dine yormasan olmaz
    - E bi kere başladık artık,içiyoruz
    - E günahsa niye yarattı o zaman ALLAH
    - Ya ne alakası var,keyfimizi kaçırma şimdi (Öğüt ve nasihattan sonra)
    - Herşeyin bir zamanı var
    - O yasak bu haram, ne helal o zaman? (İsyan şekli)
    - İş yok,ekmek yok, çalmadan çırpmadan olmuyor işte.
    - Eğilip kalktığımda kendimi tuhaf hissediyorum
    - Hep aynı rakamları oynuyorum,sistem kesin. Vuracak para
    - Millet orada gülüp eyleşirken,benim ne eksiğim var?
    - Kur’an da yazıyo mu böyle değil diye, ee? (Maalesef bu yaklaşım içinde olan çok var )
    - Zayıfım ben,tutamıyorum ki kendimi.
    - Vay vay, gelip bana bir şey diyecek,ben öyle duracağım ha! Keserim adamı
    - Yasaklar tatlıdır, ehi ehi..
    ….vs.. gider bu.
    Cenab-ı Allah sonumuzu hayır etsin inşallah,. Allah (c.c) cümle Hz.Muhammed (s.a.v)ümmetini korusun..Şeytanın şerrinden, nefsin şerrinden, gafletten,düşüklükten acizlikten koru bizi Hak yolunda ilet Allah’ım,..Gözünüz görüyor eliniz tutuyor diye isyan etmeyin uzaklaşmayın gelin teslim olun yoksa Allah zorla teslim aldığında haliniz ne olur...Zorla teslimde ölüm değil midir ???
    En büyük ibadet, yaratılış amacımız alemlerin Rabbi olan Allah’a teslim olmaktır.
     '''Allah ile olduktan sonra ölüm de hoştur, ömür de....
    July 30

    :::...(,YaŞaMaK,)...:::

    http://img2.blogcu.com/images/s/u/z/suzu/bad015f71bf5d3c12608222902688b56.jpg

    Sus ve dinle

    Çalan sessizliğin melodisini,

    O kadar güzel ki yaşamla kucaklaşmak

    Güneşin ilk doğuşu ile doğup

    Batışı ile ölmek…

    Sevmek, inanmak, bütün bir ömür boyu

    Sevilmek, sevmek kadar.

    Tadabilmek her acıdan

    Bulutlara uzanıp içebilmek

    O maviliklerden..

    Sonsuzluğun penceresinden

    Dünyayı seyretmek

     

    Hepsi bir anlık

    Doğmak ve ölmek

    http://galeri.netfotograf.com/images/medium/2A1AC0D72A116454.jpg

    Benim hakkım ey bülbül,senin hakkın değil matem..!

    July 28

    :::...SeVmeK...:::

    http://www.cicekcicek.net/images/mor.glayor.jpg

    Sevmek

    Uzaktan değil yakından sevmek
    Sözde değil özden sevmek
    Gözde değil gönülden sevmek
    Dıştan değil içten sevmek
    Kabuktan değil çekirdekten sevmek
    Bugün için değil yarın için sevmek
    Dünya için değil ahiret için sevmek
    Ölmek için değil dirilmek için sevmek
    İnsan için değil ALLAH için sevmek

    *********************************
    Mevlana’ya; “Aşk nedir?” diye sormuşlar. “Ben ol da bil!” diye cevap vermiş.
    *Ehabbu fisebillillah*

     
    July 26

    :::...Nebe Süresi..Meali..ve Faziletleri...:::

    freedocru7993ic7.jpg






    İlk Mekkî sûrelerden olup 40 (kırk) âyettir. "Nebe' " haber demektir. Kıyamet haberlerini ihtiva ettiği için bu ad verilmiştir.

    Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
    1. Birbirlerine neyi soruyorlar?
    2. O büyük haberden mi?
    3. (İnanıp inanmamakta) ayrılığa düşmektedirler.
    4. Hayır! Anlayacaklar!
    5. Yine hayır! Onlar anlayacaklar!
    6. Biz yeryüzünü bir döşek, yapmadık mı?
    7. Dağları da birer kazık .
    8. Sizi çifter çifter yarattık.
    9. Uykunuzu bir dinlenme kıldık.
    10. Geceyi bir örtü yaptık.
    11. Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı kıldık.
    12. Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.
    13. (Orada) alev alev yanan bir kandil ( Güneşi)yarattık.
    14. Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
    15. Size tohumlar, bitkiler,yetiştirmek için
    16. Ve ağaçları(birbirine) sarmaş dolaş bahçeler.
    17. Şüphesiz hüküm günü vakit olarak belirlenmiştir.
    18. Sûr'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.
    19. Gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur;
    20. Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
    21. Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.
    22. Azgınların barınacağı yerdir (cehennem).
    23. (Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklar ,
    24. Orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,
    25. Kaynar su ve irin (tadarlar).
    26. Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.
    27. Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
    28. Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
    29. Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.
    30. Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
    31. Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.
    32. Bahçeler,bağlar,
    33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
    34. Ve içki dolu kâse(ler) .
    35. Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.
    36. Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.
    37. O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.
    38. Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.
    39. İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.
    40. Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: "Keşke toprak olsaydım!" diyecektir.
    http://1.bp.blogspot.com/_GE3oF5kYWwI/SbWGC7MW0II/AAAAAAAABWc/2oQKHK43BWA/s400/3nebe20401jp6ul5.jpg
    Hz. peygamberimiz bir hadis_i şerifinde şöyle buyuruyor:
    << İkindi namazından sonra, bu süreyi okuyan kimsenin Allahu Teala azabını kaldırır.>>
    Diğer bir hadis_i şerifte de: <<Nebe süresini okuyan kimseye kıyamet günü Cenab_ı Hak cennetin soğuk şarabından içirir.>>
    İnş. ezberleye bilirsek daha da rahat oluyor her zaman okunuyor Rabbim ondan razı olsun Hocamız vesile olmuştu ezberlemiştik okuyoruz inş. Herkesede tavsiye ediyoruz yapmadığımız hiç birşeyi söylemiyor  yazmıyor ve paylaşmıyoruz Allah'ın izni ile inş...Slm ve Dua   ile kalın...
    July 25

    Ne olursan ol.. yine de "AŞIK OL" Leyla, Mevla'ya bir basamaktır bunu bil mutlu ol!..

    http://img119.imageshack.us/img119/9563/akdemledimfo0.jpg
    Ne zaman aşka uyansa gözlerim,

    Ve ne zaman aşkı hissetse şu aciz yüreğim,
    Seni buluyorum baktığım heryerde.
    Ne zaman gönlüme değse bir yürek
    Kendimi buluyorum bende,
    ve Seni buluyorum kendimde..

    Değil misin ki aşkı yaratan Sen
    ve sevdiren

    Seven, sevdiren ve sevdiği uğruna aşkı yaratan..
    Beni aşka uyandıran,
    Ben de Seni bulduran
    Ve maddeyi bizlere yol kılan...

    adsz2re0.png

    Ey Yüceler Yücesi, Ey sevdalıların gündüz gecesi..
    Ey beni aşka uyandıran, Ey bizi bizden en iyi bilen.

    Yak artık şu yüreğimi, yak artık şu bedeni,
    Yak artık şu isyan dolu kalbimi..

    Beni Sana uyandır, beni Sana yandır, beni Sana kandır.

    Yak ve kül et şu benliği, beni benden et,
    Beni çöle düşen Leyladan ayrı Mecnun et,
    Beni Yusufa aşık Züleyha et,
    Seni arayan İbrahim et,
    Beni İsmailce kurban et..

    Ne olur ne olur
    Yak artık şu yüreği, ve kaybet bende benliği

    Yarattığın aşka kurban et beni,
    Beni benden et, beni tüm sevdiklerimden mahrum et..ama
    http://byfiles.storage.live.com/y1pM5VYgXeSm4ExT9IOjRPZO9mh0zwOtkpZMYggrENADNY11ecfpeqtq4ul1tNDJJCMSis5no4oPHM
    Beni Sensiz etme...

    Yak ve kül et beni, ve aşka kurban et benliğimi...

    Yandım,yandım, yandım diyerek bi ömür özetlet bize aşk ile..

    http://farm1.static.flickr.com/182/423908887_250890c19f.jpg

    DİKEN-leri SEV ER’sen GÜL-lere döner,
    NEFS-in MUTMAÎN KUL’lara döner,
    BİL-irsin her ATEŞ, SU ile söner,
    AŞK olsun YANAN'a, YAKAN AŞK olsun.

     

    Aradığın NEY ise bil ki SEN O’sun,
    AŞK ile sarılır TAŞ ile YOSUN,
    Yansan da ATEŞ’te BİR DAMLA SU’sun,
    AŞK olsun BUHAR’a, BULUT’a AŞK olsun

     

    HAKK DİN-i İSLÂM, GÖNÜL’le duyana,
    RESÛL'dür REHBER-i, AŞK ile uyana,
    Üryandır HAKK-ımız BEN-liği soyana,
    AŞK olsun SURET’i, SÎRET’i AŞK olsun

     

    Sabır ve sadakat SELÂM- ET YOL’u,
    Sa-MÎM’i GÖNÜL-ler AŞK ile dolu,
    ÖRTÜ’sü, SIRR’ıdır ALLAH’a KUL’u,
    AŞK olsun ÖRTENE, ÖRTÜ’ye AŞK olsun.

     

    ZAMAN-sız YÖN-süzdür RABB-imin SÖZ’ü,
    De hangi YÖN’dedir İNSAN’ın ÖZ’ü,
    KIBLE’miz KÂBE’nin hangi DIŞ yüzü,
    AŞK olsun DIŞ’ımız, İÇ’imiz AŞK olsun.

     

    SORU’yla GÖNÜL sarılır SIRR’a,
    KADER’de YAZI’lan değildir kurra,
    KİM’dendir NEFES üflenir SUR’ra,
    AŞK olsun SUR’ra, SIRR’a AŞK olsun.

     

    DAMLA’dır AKLI, DENİZ’dir NAKLİ,
    BİR midir ZAHİR’de bunların şekli
    BATIN’da BİR diyen ÖZ’ünde HAKK’lı,
    AŞK olsun BATIN’ı, ZAHİR’i AŞK olsun.

     

    SES’leri BİL-ir konuşan DİL’in,
    SES midir kalemle yazdığı elin,
    HARF olmak VAR-lık nedeni KUL’un,
    AŞK olsun HARF’ine SES’ine AŞK olsun.

     
    June 22

    :::...Müslümanlardan olmakla emrolundum (Neml=süresi 91)...:::

    Audici

    "Müslümanlar da olması gerekenler"

    Onlar;  “Allah (c.c)’ın Adı Anıldığı zaman Kalpleri ürperir.”
    (Enfal-2)

    Onlar; “Allah (c.c)’a asla şirk koşmazlar.”
    (Furkan-6)

    Onlar; “(Her türlü) Zinaya asla yaklaşmazlar.”
    (Furkan-6)

    Onlar; “Namazlarını Huşu içinde Ve Dosdoğru kılarlar.”
    (Mü’minun-2)

    Onlar; “Boş şey (Bilinmeyen)lerden tümüyle yüz çevirirler.
    “(Mü’minun-3)

    Onlar; “Mallarıyla Ve Canlarıyla Cihad Ederler.”
    (Tevbe-20)

    Onlar; “Cahillerle asla tartışmazlar.”
    (Furkan-63)

    Onlar; “Kınayıcının kınamasından Hiçbir zaman korkmazlar.”
    (Maide-54) 

    Onlar; “Emanetlerine ihanet etmezler.”
    (Mu’minun- 

    Onlar; “Söz verdiklerinde sözünde dururlar.”
    (Bakara-177)

    Onlar; “Yetimin hakkkını kesinlikle yemezler.”
    (Nisa-2)

    Onlar; “Yolda kalmışlara yardım ederler.”
    (Bakara-177)

    Onlar; “İnsanların kusurlarını affederler.”
    (Ali imran-134)

    Onlar; “Yalnızca Allah (c.c)’a dayanıp güvenirler.”
    (Mücadele-10)

    Onlar; “Yeryüzünde Alçak gönüllü olarak yürürler.”
    (Furkan-63)

    Onlar; “Yoksulluk yüzünden evlatlarını öldürmezler.”
    (En’am-151)

    Onlar; “Hakk’ı bile bile gizlemezler.”
    (Bakara-42)

    Onlar; “İnananlara ‘Sen Mü’min değilsin’ demezler.”
    (Nisa-94)

    Onlar; “Namuslarını (ırzlarını) korurlar.”
    (Mü’minun-5)

    Onlar; “Anne Ve Babalarına öf Bile Demezler.”
    (isra-23)

    Onlar; “Kötü (kem) zanndan ve gıybetten kaçınırlar.”
    (Hucurat-12)

    Onlar; “Ahidlerine (Sözlerine) sadıktırlar.”
    (Mü’minun-

    Onlar; “Zekatlarını hakkıyla Verirler.”
    (Bakara-177)

    Onlar; “Mü’minlere karşı alçak gönüllüdürler.”
    (Maide-54)

    Onlar; “Darlıkta ve bollukta da infak ederler.”
    (Ali imran-134)

    Onlar; “Gerçekten felaha kavuşanlardır.”
    (Mu’minun-1)

    Onlar; “Allah (c.c)’ın ayetlerini az bir menfaatle değiştirmezler.”
    (Ali imran-199)

    Onlar;“Allah'a her daim şükrederler.“
    (Bakara-17)
    Onlar;“ Kesin bilgi ile iman etmişlerdir.“
    (Hucura-15)
    Onlar;“ Kur-an-a Kuvetle bağlıdırlar.“
    (Araf-170)
    Onlar;“Allah'ın karşısında ki acizliklerini bilirler.“
    (Bakara-286)
    Onlar;“Her şeyin Allah'tan olduğunu bilirler.“
    (Tevbe-51)
    Onlar;“Ahirete yönelmişler asıl hedef olarak ahireti belirlemişlerdir.“
    (Nisa-74)
    Onlar;“ Sadece Allah'ı ve mü-minleri dost edinirler.“
    (Maide-55-56 )
    Onlar;“ Allah'ın dinini tebliğ etmek için her yolu denerler.“
    (Nuh-5-9)
    Onlar;“ Öfkelerine kapılmazlar hoşgörülü ve bağışlayıcıdırlar.“
    (Al-i imran-134)
    Onlar;“ Güvenilir insanlardır.“
    (Duhan-17-18)
    Onlar;“ Büyücülük ve delilikle suçlanırlar.“
    (Araf-132)
    Onlar;“ Baskı ve zülüm görürler.“
    (Şuara-49)
    Onlar; “Rasullerden hiçbirini birinden ayırt etmezler.”
     
    Allah'a iman ettik ve sen Şahid ol ki, Biz gerçekten müslümanlardanız
    (Al-i imran süresi 72)